kapak

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Bir olgunun sürdürülebilir olması onun şu anki durumunu devam ettirebiliyor olması ya da kendini yenileyebiliyor olması anlamına gelir. Kelimenin bu anlamından yola çıkarak sürdürülebilirlik kavramı; gelecek nesillere ekolojik, ekonomik ve sosyal koşulları devam ettirilebilir bir dünya bırakmak anlamında kullanılmaya başlanmıştır. Ancak günümüzde hemen her alanda sürdürülebilirlik kelimesi kullanılmaktadır. Girişimcilik ekosisteminde de bu kavram karşımıza değişik boyutlarda çıkmaya başlamıştır. Sürdürülebilir iş modeli, sürdürülebilir büyüme, sürdürülebilir iş ilişkileri bunlara verilecek örneklerdendir.

Sürdürülebilirlik kavramı ilk olarak 1980’lerde özellikle çevre ve dünyamızın geleceği ile ilgili kaygıların artmasıyla tartışılmaya başlanmıştır. Kaynakların üretilirken ve tüketilirken gözetilmeden harcanması, sorumlu üretim ve sorumlu tüketim kavramlarının da tartışılmaya başlanmasına neden olmuştur. Ardından Avrupa Birliği sorumlu üretim ve sorumlu tüketimi merkeze alarak 2050 yılında karbon nötr bir dünya hedefiyle döngüsel ekonomiye geçmesi ve bu alanda ciddi hedefler koymasını sağlamıştır. Aslında, döngüsel ekonomi ile atıl olan her kaynağın tekrar değerlendirilmesi, üretim ve tüketim yaparken dünyamıza karşı sorumluluğumuzun farkına vararak davranmamız gerektiğidir. Avrupa Birliği bu şekilde 2050 yılına kadar dünyadaki kaynak kullanımında farkındalığı artırarak gerçekten sürdürülebilir bir çevreye erişme hedefini tanımlamış durumda.

Günlük hayatımızda ise genelde çevre sorunları, küresel ısınma gibi kavramlarla karşılaştığımızda çoğumuz sorunun küresel olduğundan dem vurur bu aşamada bireylerin yapacaklarını sınırlı addederiz. Bu kavramların somut örneklerini gördüğümüzde ise bir kaç dakika üzülür, sonra tekrar normal yaşantımıza devam ederiz. İşte tam bu noktada bizi çözüme götürecek kavramlar sorumlu üretim ve sorumlu tüketimdir. Kaynakları tüketirken doğaya olan sorumluluğumuzun farkına varmalıyız. Özellikle elektrik tüketiminin çevrenin kirlenmesi ile doğrudan ilişkisi vardır. Fazladan tükettiğimiz her elektrik fazladan elektrik üretilmesine neden olmaktadır. Ve hatırlatıyoruz ki, ürettiğimiz enerjinin yarısından fazlasını fosil yakıtları yakarak, yani doğaya karbon salımı yaparak üretiyoruz.

Evet sürdürülebilirlik her alanda karşımıza çıkmaktadır. Çünkü herhangi bir şeyin devam ettirilebilir olması insana güven vermektedir. Sürdürülebilirlik kaygılarımızın başında da sürdürülebilir çevre gelmesi sanırım dünyamızın geleceğinin tehdit altında olmasından kaynaklanmaktadır. Sorumlu tüketim misyonumuz gereği, Massive Energy olarak, enerjimizi tüketirken, tüketimlerimizi kontrol altına almamız gerektiğini hatırlatmak istiyoruz. Bu şekilde dünyamız çok daha yaşanabilir olacaktır. Hem insanlık için hem de dostlarımız için.