kapak

KAMU KURUMLARINDA ENERJİ VERİMLİLİĞİNE FARKLI BİR BAKIŞ AÇISI

Avrupa ve Amerika’da kamu binalarının enerji verimliliğinin iyileştirilmesi konusunda birçok program yürütülmektedir. Bunun nedenleri; kamunun öncü rolü, kamu harcamalarının azaltılması, kamu üzerinden inşaat piyasasının şekillendirilmesi ve istihdam yaratmak olarak belirtilmektedir. Genellikle kamu binaları 8–10 yıllık performans kontratları ile Enerji Verimliliği Danışmanlık Şirketleri (EVD’ler) tarafından iyileştirilmekte ve işletilmektedir. Son birkaç yıldır bazı belediyeler ve üniversiteler, hatta özel sektör tarafından sıfır enerjili veya düşük enerjili yeni binalar yapılmakta ve tanıtılmaktadır. Bu binalar birçok yerel yöneticiye daha büyük çaplı projeler için ilham vermektedir.

Öte yandan Enerji Verimliliği Kanunu, Türkiye’de kamu sektöründe enerji verimliliği açısından güçlü bir temel sağlarken, mevzuatları iyileştirmek ve proje uygulamasına gerekli destek ile sürdürülebilirliğini sağlamak için ek çaba sarf edilmesi gerekmektedir. Bu çabanın asıl odağı kamu hizmet binalarındaki çalışanları enerji verimliliği ekseninde düşünme ve motivasyonlarını arttırmak olmalıdır. Çünkü hali hazırda enerji verimliliği eylem planı ve enerji verimliliği kanunu vasıtasıyla, enerji yöneticileri ve enerji verimliliği danışmanlarının çalışmalarıyla binaların enerji tüketimleri analiz edilip mekanik ve mimari projelerden kaynaklanan enerji kayıpları giderilerek, enerji tüketimleri optimize edilmektedir. Ayrıca sıfır enerjili binalar yöneticilere, enerji verimliliği konusunda ilham ve motivasyon verirken, kamu çalışanlarının motivasyonlarını artıracak yeni projeler geliştirmek gerekmektedir. Her fırsatta vurguladığımız gibi enerji tüketim kültürümüzü değiştirmemiz gerekiyor ve bu değişimi ancak her paydaşın katılımı ile gerçekleştirebiliriz. Belediyelerde uçtan uca enerji verimliliği projeleri için, belediye sınırları içinde yaşayan sakinler ve belediyelerde çalışan personeller henüz enerji verimliliği projelerinde yerlerini alamamaktadır. Bu yüzden insan faktöründen kaynaklı olan %20 enerji tasarruf potansiyelini açığa çıkaramamaktayız.

Türkiye’de enerji verimliliğine, veri bilimine yaklaşıldığı gibi yaklaşmak gerekiyor. Şirket bünyelerinde kurulan veri birimleri ilk başlarda verileri analiz etme konusunda sıkıntı yaşadılar. Çünkü verinin ne kadar önemli olduğunu belki veri birimi biliyordu ancak şirket bünyesindeki diğer birimlerin bir çoğu bunu göz ardı ediyorlardı. Bu durum sağlıklı veri akışının önüne geçiyor ve verileri anlamlandırma konusunda sıkıntılar yaşanıyordu. Sistemde sorunlar yaşandığını fark eden yöneticiler, sorunu tespit edip, öncelikle çalışanlarına veri bilimi algısını artırmak için farkındalık sağlamaya başladı. Daha sonra ise veri biliminin şirketlerde karar alma mekanizmasına katkısı her geçen gün artmaya başladı. Şimdilerde ise her kararın arkasında bir veri bilimi çalışması olduğunu görebiliyoruz. Bu durum enerji verimliliğinde de geçerlidir. Mükemmel sistemler tasarlasak dahi, enerjiyi asıl kullanan insan faktörünü göz ardı ettiğimiz, enerji verimliliğinde istediğimiz noktaya ulaşamıyoruz. Bu sebeplerden ötürü kamu kurum ve binalarında enerji verimliliği çalışmalarında, çalışanların farkındalığını ve motivasyonunu artırmak, ve hatta belediye sınırları içinde yaşayan sakinlerin enerji verimliliği algısını arttırmak muhakkak göz önünde bulundurulmalıdır.

Yazımızın başında söylediğimiz gibi enerji verimliliğinde farkındalık ve motivasyonu arttırmak için kamunun öncü rol oynaması, dokunduğu tüm paydaşlarına sistematik bir şekilde enerjiyi doğru kullanma noktasında teşvik edici olması, enerji tüketim kültürümüzü iyileştirmemiz için hayati önem taşımaktadır.